14.01.2017

Bir Yıldönümü..

Ölüm gibi bir şeydi lakin kimse ölmemişti. Terkedilişimin dokuzuncu yılını kutluyorum bugün...

Yakınlarda etki etmemişti ama sonradan yalnız kaldığımı farketmemle zihnimde filler tepişmeye başladı. Sigaraya bu dönemde başladım ve tiryaki mertebesine ulaştım sonunda. İçki içtiğim günlerde söylene söylene, hönküre hönküre ağlıyordum kapalı kapılar ardında. İki kez intihara kalkıştım. Fazla romantikti bu kalkışlar ölmek isteyen adam çatıdan atar kendini veyahut asar. Benim ki bir haykırıştı sanırım belki birazda dibe batmış bir hayata bir çırpınış getirmekti.



Bir ara hiç yıkanmamaya, yemek yememeye başlamıştım. Kendimi odama hapsedip düşünüyordum bol sigara dumanında. Pencereleri dâhi açmıyordum. Baskıların sonunda kendimi sokağa attım ama bir akıl hastanesinde uyandım. Bir kaldırımda bağdaş kurmuş başımı ellerimin arasına almış vaziyette saatlerce durmuştum öyle. Neyse hastanede 4 hafta (28 gün) kaldıktan sonra taburcu edildim. Kilo aldım, saçlarım dökülmeye başladı. Eskiden aynada gördüğüm şemali beğenirdim. Şimdi hiç bakmıyorum o derece değiştim fiziksel anlamda, ruhsal anlamda da. Her gün beynimi bir cümbüşe çeviren ilaçlar kullanmak zorundaydım..

Böyle böyle dokuz sene geçti işte. Dünya değişirken beni de değiştirdi kötü anlamda. Çocukluğumun kıymetini bilememişim. O zamanlar bana zorluk çıkaran bakıcı ailem en büyük sorunumdu. Her gece yatağa girerken bir an önce büyüyeyim diye dua ediyordum. Meğer çocukken haddinden fazla mutluymuşum ben..

Her insan gibi hatalarım oldu ama ben bunları düzeltmek yerine daha da hata yaptım. Hatalarım dağ gibi büyüdü ve beni içinde bulunduğum karanlığa itti. Çok pişmanım bu yüzden, elimdeki değerleri o potansiyeli bu kadar kolay kaybedişimden. Bir gün mutlu olurum belki yeniden büyük konuşmamak lazım. Ama ben aksiyona girmiyorum ki hayata karışmıyorum. Yine odamda böyle satırlar giriyorum, melankolik şiir'imsiler yazıyorum. Ama hiçbiri kâr etmiyor sıkıntım incelmiyor hiçbir zaman. Yani bir şey yapmayan insanın hayatı nasıl değişebilir nasıl mutlu olabilir ki?

Çocukken okulun futbol takımına seçilmiştim. Herkes benden 2-3 yaş büyük ve iriydi. Antrenmanda uzaktan kaleye şut çekerdik benim şutum kaleye bile ulaşmazdı. Ama çalımlarım, paslarım iyiydi, hızlı koşardım. Bu sayede seçilmiştim. İnanır mısınız neredeyse 30 yaşına geleceğim bundan daha mutlu bir anım yok hayatımda..

Dünya bir oyun makinesi sanki ve ben keyifle oynamak yerine jetonumun bitmesi için oynuyorum. Keyifle oynayanları imrenerek izliyorum göz ucuyla.

Ne desem boş. Boşuna bir yaşanmışlık benimki. Kimseye tavsiye etmem. Herkes tadını çıkarsın hayatın ya da sımsıkı sarılsın. Hayat boş çünkü, madem geldin 3 günde olsa yaşa. Benim için de yaşa. Benim gibiler için de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder