14.04.2015

Boşluğa Mektup


Anlatıyorum kendimce hicvederek yaşantımı..
Dalga geçiyorum bezen kendimle..
Çoğu zaman boştu buralar ağlamak serbestti.
İzlendiğimde ağlayamam ki,
Tam akacakken donar gözyaşım
Elbette sıkıntılarım var herkesin olduğu gibi..
Hiç bir zaman yaşayamayacağım hayallerim var
Binlerce taş attım hayatın köhne kuyusuna
Ama dolduramadım bir türlü
İsyan ettim, delirdim, saçlarmı yoldum
Bu anlamsız hayat biraz renklenseydi..
Sadece biraz yetecekti, yetecekti..

Hala tanımlayamadıysam kendimi
Elbette yazan kalem suçludur
Her zaman olduğu gibi suçluydum
Yargılanmaya gerek kalmayacak kadar
Verin müebbeti, verin yağlı urganı
Kendi hayatımı katlettim ben, katilim
Katiller affedilmemeli

Nasıl bu kadar eğlenceli olabiliyorsunuz?
Nasıl bu kadar içten gülebiliyorsunuz?
Keşke lafı kadar kullandığım sözcük yok
Keşke'lerle yaşayıp iyi ki'lerle ölüyorum ben
Bazen boğulup, bazen yanıyorum
Bazen nefes almak bile zor geliyor
Boş, dar odamda kendimi boğuyorum bazen dumanla..

Terkedilmiş harabelerde bekliyorum
Boş limanlarda bekliyorum seni, yani ölümü
Gel artık, gel artık yaşadık ya yeterince
Yetmedi mi hala, bitmedi mi işkencen
Olmadı, olduramadım, zorlayamadım
Seçenekler vardı işaretleyemedim
Ve yalnızlığımla kadeh tokuşturdum gecelerce
İçtim kustum böyle bir devirdaimdi hep
Sayıkladım olmayını, kaybettiğim olanı..

Kendimi yollara vurdum bazen
Çakıl taşlı, çamurlu bitmeyen yollara
Ufuk çizgisini yakalayabilirim sandım
Yanıldım, yoruldum ve usandım
Boş mizaçlardan bol yerinmeden
İnsan insanı yaşatamıyormuş..
Bittiğinde tekrar başlatamıyormuş

Bu oyunu ya kazanacaksın, ya kaybedeceksin
İşin kötüsü her zaman kasa kazanıyor
Sen sadece izliyorsun çark dönerken
Rulet siyaha gelirken..
Ömür biterken
Sebepsizce 
Ayrılıp giderken...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder