4.07.2013

İnfaz Ne Zaman?



Yaşamı iyi değerlendirmek gerek özellikle kartlaşmadan önce. Zaman öyle bir mekanizma ki işleyişine engel olunamıyor. Kocaman bir saat kulesi olsa çarkların arasına bir kaç tane demir çubuk atıp durdurabilirsin ama saat dursa bile zaman işler ne kötü..

Bilmediğim masallar var hala yaşamadığım acılar var. En kötüsünü yaşamadım henüz (babamın olası ölümü) ama bir kaç hazırlığım oldu. Zaman ilerledikçe yaklaşıyor tedirginliğim şu an bunları yazarken bile cepten yiyiyorum aslında. Çünkü yazdıklarım, yazdığım daha doğrusu hissettiğim gibi anlaşılmayacak. Veda notumu taslaklara attım bir gün gerçekleştireceğim sanırım. Hem fazla ihtişama ya da ortalığı velveleye vermeye lüzum yok. Hala bir planım yok, kaçış yok kaderden. Kaderci biri olmadığımı bilir beni eskiden tanıyanlar. Ancak her çöküş nasıl denir bir çentik atıyor umursamazlığına ve umursayıp yokolmaya zorluyor o çentikler seni...


Beklemek kötü bir şey eğer kendi ölümünü bekliyorsan.. Kıvırcık saçlı güzel kızı bir ömür bile bekleyebilirim yoksa. İşin içinden çıkamıyorum, ağlayamıyorum da, rahat değilim hem de hiç. Zihnimde binlerce solucan geziniyor, zehirleniyorum yavaşlıyor hareketlerim. Düşünmemek istiyorum ama unutmak için bile düşünmek gerekiyor, başka anıları, başka zaman dilimlerini, hiç bir zaman gerçekleşemeyecek hayalleri düşünmen lazım ki sana en fazla zarar veren anıyı yüksek bir tepeden atabilesin. Atamadım hiç bir zaman atamadım, atamıyorum. buradaki zaman kipleri değiştirilebilir, iyice yayılabilir gerçek değişmez fakat.

Herkesin bir hikayesi vardır benimki biraz karışık iyi kısımları var kötü kısımları da umarsız çırıl çıplak koştuğum kısımlarda oldu. İşin özü 22 sene dar bir gömlek oldu yaşadığım o kadar abuk, güzel, çirkin anılar; o kadar da obez yaptı ruhumu. Düğme ilikleyemeyecek vaziyette buldum kendimi. Göbeğim gözüküyor, stres atıyor oklarını kalbime, hayat acımıyor insana bunu bilmek gerek. Ne kadar geç öğrenirsen o kadar geç toparlayabiliyorsun. Duygusal olmamak birinci şart. Çünkü ayağa kalkamama ihtimali çok yüksek duygusal olduğunda...

21. yüzyılın yozlaşmakta olan bir insanıyım şu an. Dışarı adımını atmayan, internetin kölesi olmuş bir insan. Kimseye hayrı veya zararı dokunmayan. Kendinden nefret eden, kendine acımayan. Kendi kendine konuşan delidir diyorlar o zaman deliliği de ekleyelim bu yozlaşmışlığa. Adaletli olmayı öğrendiğinden bu yana kendini yargılıyor en nihayetinde hükmü de belirtiyor. Gözlere ateş, dile makas, kalbe de  neşter atmaktır bunlar gerçekleşirse vicdan azabı çekmeyeceğim en azından. Zaten kullanmıyorum hiç birini. Avare dönen kasnak bile bir işe yarar. Bunlar yaramıyor. Son kez göremediğim, konuşamadığım, hissedemediğim için suçlu onlar zaten. Kimse değil..

Uyuma vakti..

Kör bir şekilde
Konuşmak yasak
Ölmek serbest...

Peki infaz ne zaman?

26/07/2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İstediğiniz biçimde eleştiride bulunabilirsiniz. Her insan gibi hatalarım olabilir mutlaka..