23.06.2013

Vazgeçiş Mektubu



'Gerçek sevdanın artık görülmediği dünyada, sevgili "sonsuz yıl" uzaklıkta. Ama hala "seven" kendi şahını devirirken şunları söylemeli..'

Seni gördüğümde, gülüşünün derininde bir gün ayrılacağımızı biliyordum

Ama bitecek diye başlamamak şu kalbime haksızlık olacaktır..

Yaradanın göz kırpmasını es geçtim ya da geçtik..

Yenildi birimiz yenen de yenildi, sevdamızda boğulduk kabul edelim

Sol elimi kalbime götürüyorum, sağ elimi mektubundaki dudak izine

Senden sonra o kadar cesurlaştım ki okyanusa sandalla açıldım..

Elbette fırtınada kaybolduğum günlerim oldu..

Rüzgarını şamarını attı, atıyor, atacak "banane" alıştım..


Diğer olasılıklar kıramadığım bencilliğim kırıldı mesela

Bunu bana bakamayan gözlerin söyledi hele şükür gördüm

Bu bir lanet değil ikimiz açısındanda değil..

Bu bir lütuf.. Belki de 30 sene sonra öğrenilecek olan ağırlığın altına girmek bu..

Ezilmek, ezilmek, ezilmek sonra kaldırış bu..

Öldün diyelim, öldüm diyelim ne farkedecek ki..

Bitti anladım bitti..

Lakin mutluluk benim olman demek değildi..

Benim düşüncelerimde varolmandı..

Çok rahatladım, yeterince ağladım..

İsyanım neyeydi benim, ben kimdim ki..

Neden bu kadar zor oldu "vazgeçememem"

Sandığımız aşklar ilahi değil, hak'ka olmadıkça..

Ben bencildim hak'tan bile önceydi senin sevgin..

O yüzden ağır yenildim ya

O yüzden saf değil tuzlu su içtim ya...

Bu demek değil sen kötüsün ya da ben iyiyim..

Bu artık bir kabulleniş ve hayata devam ediş..

Başkasını sevmem gerekiyor, sevebilmem gerekiyor..

Senin içinde öyle..

Artık o son teli de kestim...

Umarım ikimizde birbirimizde bulamadığımız uyumu başkasında buluruz..

Kendimizi paylaşabiliriz..

Sevgimizi paylaşabiliriz..

Güle güle sevgili..

İçimde saplı her şeye güle güle..

Benimde yaşamaya hakkım var

Senin, herkesin olduğu gibi...

08/05/2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder