22.06.2013

Monolog: İçimdeki Ben



Daha yeni tanıyorum seni
Pırasa saçlı, uzun burunlu adam
Hem kararsız, hem kararlı
Kısık gözlerinde gizlenen nefreti
Saklıyorsun

Ama iğne battığında saldırırken
Kuru öfke ayaz gibi sağlam vurdu zihnine
Her yaklaşan alıyor kokuyu
Kan
Neden izin verdiğinden
Sızdırıyor göğsün solu; kalbin.
Yetmiyor sızlıyor beyin..
Ne yapmalısın ne, yap artık
Yapamadı, yapamaz



Zifiri karanlıkta farkedilmeyen bir valiz
Yıllar önce bırakılmış, yırtık
Hala yalnız
Haki toprağa karışmak üzere
Kim kürekleyecek..
Kim fünyeyle patlatacak..
Hoş keşke bütünleşse, yokolsa..

Ufak fermuar deliğinden bakarken hep
İtiraf ettiği utancıyla dövülür hep
Ölüm korkusu, vicdan yankısı
İntihar da ettirmiyor, sabote de
İyiyi oynayıp, kötü yaşamı...

Herkes gibi aslında..
Tek fark göz göze konuşamaz
Vapurda manzaradan ziyade
Köpüklü dalgalar daba iyi verir haz
Arınamıyor
Sütle yıkansa? Belki biraz asit?
Gülersin adama koca ağzınla net

Gökyüzü, yeryüzü, evren!
Neden yaşatırsın hala beni sen?
Cehalet aşılayan bir ilaç lazım
Bıktı, cevap aramaktan; bıktım
Hayyam der dostla rakı helal
Ama düşmana denk gelir hilal

İçersem öleceğim, ölecek
Yaşarsam eziyeti hayat edecek
Belki (!) yine basacak mayına
Yine (!) kopacak bir parçası hayrına
Zihnimi kapatamayacak, kalbimi bilerek
Yağmalayacak, yağmalayacak, yağmalayacak...

01/05/2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder