7.04.2011

Toprağa Aidim



Bırak kuytuların karanlıklarında beni hayatın
Loş koridorlarında, demir parmaklıklarında sevdanın
Çekilen her restte kaybedilen pullarda
Savaş meydanlarında umudun bittiği anda
Küçük bir çocuğun elinden şekeri alındığında
Zil zurna olunca tam sızarken kaldırımda
Gidenlerin ardından dökülen yaşlarda bırak ki..
Ölümü tadayım utanmayayım sefaletimden
Çırpayım kanatlarımı en özgür kuştan daha yükseğe
Belki büyük bir bedeldir kefaletim
Kaynayan kazanlarda olur belki dengim
Olsun korkum kaybedişlereydi benim
Ne kaldı cihan servetinden
Örselenmiş iyice deşilmiş kemiklerim
Prangalanmış birbirine, sürünen pabuçlarım
Ihlamur ağacından bir tabuta koyun
Benden kalan her ne varsa yaşlı bedenimle
Kefenlemeyin önce toprağa sonra sonsuzluğa aidim..
Dünyaya alışamadım ne yapayım
Desinler ki unuttuk beyim
Unutsunlar ki rahat edeyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İstediğiniz biçimde eleştiride bulunabilirsiniz. Her insan gibi hatalarım olabilir mutlaka..